FARK
bir gece ansızın, umulmadık bir adamın "naber yeğen" demesiyle başlayıp, "pişşşt"le devam eden bir öyküde saklıdır bu fark. karşı konulamaz bir çekim gücüne yenik düşen kişilerin bir anda aslında hiç de direnmeden içine girdikleri çemberin dönmesidir bu. baş döndürürcesine, durmaksızın dönen çemberin, 'şapşal'laştırmasıydı bu fark.
belki ilk değil ama son ya, farklı bu sefer. eskileri hatırlamadığımdan mı, eskileri hatırlatmayacak kadar kusursuz olmasından mı acaba farklı olması? yoksa ben bu farkı mı seviyorum? iki resim arasındaki 7 farktan farklı bu fark. ne baharın polenlerle birlikte getirdiği libido, ne meltem esintisi ile cehennemi andıran ama olmadık bir anda sönen saman alevi değil bu. bembeyaz gömleğin cebinde akan kalemin çıkmaz mürekkebi gibi, tam ortasında kalbimin ve beynimin. sabahları aç karınını bir an önce doyurmaktan başka birşey düşünmeyen bir adamın, uyanır uyanmaz telefonunu eline alıp acaba bugün ne yazsam da biraz anlatabilsem sevgimi diye çırpınışı bu fark.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder